TENKİT KENDİNE, BİLGİ EHLİNE, SEVGİ SEVENEDİR...

SAYFA 1 SAYFA 2 SAYFA 3 * RUHSAL BİLGİ SİTESİ * DOĞRU YAŞAM BİLGİLERİ *                                 *ARAMADIĞIMIZ  HAZİNEYİ  BULAMAYIZ.* SAYFA 4 SAYFA 5 ARŞİV
  Bugün: 3 Şubat 2023 Cuma

  İRADE NİYETLE GÜÇLENİR
  YEDİ SES, YEDİ RENK...
  GÖNÜL DEĞERLERİMİZ -1
  KAZANÇ EMEK KARŞILIĞIDIR
  UYANIŞ İÇİN BAŞLANGIÇ
  UYANIŞ İÇİN AKTİFLEŞME
  DİLEKLER GERÇEĞE AİT...
  BİLGİ, HİZMET VE GÜÇ
  KOŞULSUZ SEVGİ NEDİR?
  ZAMAN IŞIK ANAHTARDIR
  VİCDANDA YASA, GÖNÜLDE O'
  ANLAMAK AHENK SAĞLAR
  İKİNCİ ZAMAN
  ZAMANI YAŞIYOR OLMAK
  İYİ VE DOĞRU
  DİKKAT ÜST BİLİNCİMİZİN...
  SEVGİ VE YAŞAM
  ZİHİN VE SEVGİ
  İYİLİK BÖYLE BİR ŞEYDİR
  UMUDU DAHA GENİŞ DÜŞÜNMEK
  HAYRI BİLMEK O'NA ERMEKTİR
  EYLEM YOKSA BİLGİ...
  IŞIK OLMAK
  KORKU VE ENDİŞE
  BİRLEŞTİRİLEN DEĞERLER
  BAŞEDEMEDİĞİMİZ SINAVLAR
  DÜNYA OYUNU...
  SEVGİ ÜZERİNE...
  RUHSAL İNCELİK
  ŞUUR VE BOYUT ANLAMLARI
  GÜCÜN KAYNAĞI AŞK...
  GERÇEĞİN GÜCÜNÜ GİYİNMEK
  TV'DE NELER VAR?
  ÖZGÜR MÜYÜZ?
  KURTULUŞ KENDİNİ BİLMEKTİR
  BİLGİ, SEVGİ VE HAYIR
  RUHSAL DENGE VE DÜZEN
  RUHSAL GERÇEK
  GERÇEK BİZ KİMİZ?
  RUHSAL YOLUN ÖNCELİKLERİ
  BİRLİK VE HAYIR İLİŞKİSİ
  BÜTÜNLENMEK
  ALLAH İNANCI
  TV'DE NELER VAR?
  RUHSAL ÖZGÜRLÜK
  ÖZGÜR OLMAK
  DİLEKLERİMİZ
  ÖZ BİLGİ
  HİZMET YARATMAK
  O'NUN ADALETİNİ ANLAMAK
  İLAHİ ADALETİN TECELLİSİ
  KADERİMİZİ BİZ Mİ YARATIYORUZ?
  SEVGİ VE AYDINLANMA
  TV'DE NELER VAR?
  YÜKSEK HİSSEDİŞ
  HAYRI BİLMEK
  SEVGİ VE KENDİNİ BİLME
  SEVGİ VE İNSANÎ DEĞERLER
  YENİ BOYUTA HAZIR MIYIZ?
  TV'DE NELER VAR?
  KARDEŞLİK ANLAMI
  YALAN SÖYLEMEK
  O'NUN SELAMI
  ATEŞ VE YANMAK
  DÜŞÜNCE SEVGİ VE İYİ OLMAK
  ANLAMAK DÜŞÜNMEK ARAMAK
  SEVGİ, İNANÇ, BİLGİ, VE NEŞE
  TV'DE NELER VAR?
  VAROLUŞ SORUMLULUĞU
  İNSANIN ÖZ DÜZENİ
  RUHSAL BİLGİYE UYMAK
  ŞUURLANMA
  KENDİMİZİN SORUMLULUĞU
  YALNIZ İYİLİK
  BERABERLİKTEN BİRLİĞE
  BİLGİNİN HAKEDİLİŞİ
  İNANMAK İLE YAPMAK
  İNANÇ VE SABIR
  İNSANIN GÜÇLERİ
  HALİM GÜROL İÇİN TAZİYE
Bize Ulaşmak İçin
[email protected]
Sayfa: 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 | 38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44 | 45 | 46 | 47 | 48 | 49 | 50 | 51 | 52 | 53 | 54 | 55 | 56 | 57 | 58 | 59 | 60 | 61 | 62 | 63 | 64 | 65 | 66 | 67 | 68 | 69 | 70 | 71 | 72 | 73 | 74 | 75 | 76 | 77 | 78 | 79 | 80 | 81 | 82 | 83 | 84 | 85 | 86 | 87 | 88 | 89 | 90 | 91 | 92 | 93 | 94 | 95 | 96 | 97 | 98 | 99 | 100 | 101 | 102 | 103 | 104 | 105 | 106 | 107 | 108 | 109 | 110 | 111 | 112 | 113 | 114 | 115 | 116 | 117 | 118 | 119 | 120 | 121 | 122 | 123 | 124 | 125 | 126 | 127 | 128 | 129 | 130 | 131 | 132 | 133 | 134 | 135 | 136 | 137 | 138 | 139 | 140 | 141 | 142 | 143 | 144 | 145 | 146 | 147 | 148 | 149 | 150 | 151 | 152 | 153 | 154 | 155 | 156 | 157 | 158 | 159

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI


"Değişime en zararsız ve basit gördüğünüzden başlayınız ve anlayınız ki sizce zararsız ve basit olan önünüze dağ gibi gölgeler yığmadadır" ifadesini açınız.

Bütün kutsal öğreti ve tebliğler insanın kurtuluşu için kendisi ile bütünleşip bir bütün olması gerektiğini vurgular. Yani insanın bütün kişiliklerini bir potada eriterek kendisi ile bütünleşmesi gerektiğini vurgular. Ancak maalesef büyük bir çoğunluğumuz bir bedende ayrı ayrı birçok kişiliklerimizi barındırmaktayız. Onun için mutsuzluklarımız, huzursuzluklarımız ve üzüntülerimizin büyük bir çoğunluğu işte bu farklı kişiliklerimizden ileri gelmektedir. Nitekim yine büyük bir çoğunluğumuz bu durumun bilgi ve bilincinde olmadığımızdan bu farklı kişiliklerimize inanmış, alışmış ve kabul etmiş durumda olarak yaşamlarımızı sürdürmekteyiz.
        
Ancak tekâmül sürecinde başlayan uyanma, bilinçlenme ve aydınlanma ile birlikte kişi zamanla kendisindeki olumlu veya olumsuz hal ve durumların farkına varmaya başlar... 

devamı...   

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI


Aramızda Gerçek Değerlerin Alışverişi Nasıl Mümkün Olabilir?

         Gerçek değerlerin kişiler arasındaki alış verişinin yapılması gerçeği, lüzumu ve zaruretinin farkında ve bilincinde olmak dahi kişiyi çok ileri boyutlara taşır.
        
Bugün elimizin altında su gibi bolca bulunan çok değerli bilgi ve öğretilerin çok az bir kısmına ulaşabilmek için nice akil insanlar kadim zamanlarda yıllarını feda etmişlerdir. Ancak zamanımızın çok özel şartlarından dolayı birçoğumuzun sınırsız ve kolayca ulaştığı bilgiyi paylaşarak hep birlikte aydınlanma kaygısı ve samimiyetine rağmen, paylaşmaktaki zorlukların birçok neden ve sebepleri olduğu aşikârdır. Nitekim bildiğini sanan, bildiğine inanmış ve bildiklerinin gerçek olduğuna kendini inandırmış, hiçbir analiz ve sentezi kabul etmeyen, eleştirilere tahammülü olmayan, noksanlıkları mağlubiyet sanan insanların dirençleri ve uyumsuzluklarında bu aşırı bilgi yüklenmesinden dolayı oluşan kafa karışıklığı, hazımsızlık ve anlayamamanın payı büyüktür.

devamı...   

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI


"Umudunu Kaybeden Doğrudan Uzaklaşır" İfadesini Nasıl Açabiliriz? 

Her şeyin başında bilinmesi gereken en önemli husus; hangi inanç ve dine mensup olursak olalım bütün din ve inançların evrensel olduğudur ve ilahi ve evrensel olanı, yöremize, toplumumuza veya düşüncelerimize göre şekillendirdiğimiz müddetçe, tali yolları zaman içinde orta yol gibi algılar, sonunda akıl tutulması ile işin içinden çıkamayız…

         Evrensel olan inançta  “umudu kaybetmek” diye bir anlayış ve kavram yoktur. Ancak  “Umudu Kaybeden Doğrudan Uzaklaşır” cümle bütünlüğü bir toplumda bir gerçeğin ifadesi veya bir hakikatin anlatımı olarak yer almışsa o toplumlarda orta yoldan tali yollara doğru kayma olduğunu anlarız… Nitekim bu kaymanın oluşturduğu kavramsal bütünlükte umudunu kaybettiğini sanan insanın aslında evrensel bilgisinin yetersizliği, eksikliği ve noksanlığı söz konusudur...

devamı...   


HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI


"Sevgi O'nun Aksinin Sizlerde Tezahür eden en Büyük ve En Etkili Yeridir" İfadesini Nasıl Anlamalıyız? 

         Anlasak da anlamasak da sevgi, şeksiz ve şüphesiz her şeyde var olan ve her şeyden akseden bir ses, bir akış, bir yansımadır. Sevgi; titreşim, enerji ve frekans olarak her türlü dünyasal anlayış ve yapılanmaların üzerindedir. Onda hiçbir zaman bir eksilme ve tükenme olmaz. Bütün âlemler o ilahi sevginin etki ve tezahürü ile hiç durmadan Mevleviler gibi O’na doğru dönerek giderler.
        
Sevgi kavramı, bilmek ve anlamak arasındaki fark gibidir. Maalesef insanlık olarak hala büyük bir çoğunluğumuz Sevgiyi bilmemize rağmen yeterince anlamıyoruz ve gereği gibi deneyimleyemediğimiz için de tam olarak bilincinde değiliz. Ancak tekâmül ettikçe ve Mutlak olana yaklaştıkça sevginin etki ve titreşim alanlarına girmeye başlarız. Ne kadar nüfus edersek o kadar bilgisini, bilincini ve titreşimlerini hissederiz. Böylelikle gerçek huzur ve mutluluğu tanır ve sevgiyi yaşayarak O’na daha çok yaklaşmak isterken sevgi benliğimizde yer eder, sevgi insanı oluruz.

devamı...   

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI


Frekansı Farklılaşan ve Tahmin Edemeyeceğimiz Şekilde Hızlanmış Olan Zamana Nasıl Uyum Sağlarız? 

Zaman şuurla bağlantılıdır. Dünyada saatle ve takvimle belirlediğimiz zaman, sonuçta ortalama dünya şuuru veya beden şuuru diyebileceğimiz bir realiteye göre geçerlidir. Ancak Dünyada ve Evrende şuur basamakları kadar zaman basamakları söz konusudur.
        
Son vernal devre insanlığının Dünya üzerindeki deneyim ve yükselme evresi sona ermektedir. Büyük eleğin çalıştığı bir dönemdeyiz. Elek bir anlamda insanın beklendiği bir üst şuur basamağının zamanıdır. Birlik ve sevgi şuuruna beklenen insanı, birlik ve zaman şuurunun farklı frekansta ve tahmin edemeyeceğimiz kadar hızlı zamanı eleyecektir.
        
İnsanın birlik ve sevgiye aykırı düşen tüm eylemlerini hızla terk etmesi, bunların yerine sevgiyi ve birliği yaşaması gerekmektedir. Buna değişmek ve arınmak diyoruz ki bu dünyamıza hâkim olmaya başlayan, frekansı ve hızı yükselen yeni zamanla uyum içine girmektir...

devamı...   

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI


Gerçeği Kabulde Alçakgönüllü Olmanın Yeri Nedir? 

         Gerçek ve gerçeğin yaşama yansıyışı, ego temeline dayalı her türlü somut değerlerin üstündedir. Çünkü çağımızda her neye dayandırırsak dayandıralım daralma, kısıtlanma ve mahrumiyetle donanmış kişilikler ve dolaysıyla bu şekilde ki toplumların ihtiyaçlarının kısıtlı olarak tahrik ve teşviklerle sunulması, hiç de olmaması gerekenin negatif şartları oluşturmuş ve oluşturmaktadır. İşte böylesine gerçekleri yansıtmayan negatif bilinç bütünlüğünde yaşamlarını sürdürmekte olan insanların içinde, ilahi ve evrensel gerçeklere sahip olarak alçakgönüllü olmanın elbette ki çok özel ve ayrıcalıklı bir yeri olmuştur ve olacaktır.
        
Yüzeysel ve şekilsel anlık huzur ve mutluluklardan medet umarak, istemediklerinde kusur ve noksanlar araştırarak tatmin olmak isteyen, dedikodular ile kendini doğrulamaya çalışan, adeta cehennemini yaşayan yığınlar arasında ilahi evrensel gerçekte olanlar, hiçbir etki ve kaygı içinde olmadan alçakgönüllü olmayı evrensel bütünlüğe saygı ve sorumluluk olarak bilirler.

devamı...   

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI


"Kıyamet" Olarak da İfade Edilen Zamanın Sonunu, Bir Devrenin Kapanışını Zihnimizde Nasıl Canlandırıyoruz? 

         Kutsal kitaplardan tebliğlere kadar “Kıyamet” kavramı, bilgi, bilinç ve düşüncelerde çeşitli şekillerde anlamlandırılmıştır. Kadim kitaplardan öğreti ve yazıtlara uzanan süreçte mevcut düzenlerin zamanla alt üst olup, yeni baştan yeni düzenlerin kuruluşu anlatılırken “Kıyamet” kavramının yıkım ve tufanlarla özdeşleştirilmiş olduğunu anlıyoruz. Hâlbuki bunlar normal olaylar olup, doğada kendini bu şekilde yenilemektedir. Bunun için “Kıyamet” kelimesini doğrulmak, bilinçlenmek ve bilgilenmek manasında anlamak lazım. Bundan dolayı, ”Zamanın Sonu, Devrenin Kapanışı” insanoğlunun içten içe sezinlendiği bir aydınlanma ve bilinçlenme süreci olarak şimdiye kadar hiç görülmemiş ve hiç yaşanmamış bir devrin özet halindeki ifadesidir...

devamı...   


HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI


"İnsanın bütünlüğünü ve dengesini sağlayabilmesi için kalp gözü, gönül gözü, akıl gözü, ruh gözü, hepsi bir tek şey görmelidir artık." ifadesini nasıl açabiliriz? 

         İnsan somut bir varlık olmasına rağmen birçok fonksiyon ve özelliklere sahiptir. O Varoluşunda bir bedende bin kişiliğe sahip bir varlık olarak evrim merdivenlerini tırmanarak bugünlere kadar gelmiştir. Onun hayatlar boyunca muradı ve istikameti aynı zamanda bağrında barındırdığı bin kişiliği bir kişilikte toplayarak, bir bütünde bütün olmaktır. Zaman kendini bütünlemiş, bütünlemekte ve bütünleme yolunda olan insanların bir arada bir mahşeri yaşadıkları zamandır. Hakiki insan, kâmil insan, aydın insan, veli insan ancak o yüce hasletleri kendinde bütünlemiş insandır.
        
Artık zamanımızın insanı, insanlık tarlasının olgunlaşması gereken veya olgunlaşmış buğday taneleri gibidir. Onun buğday tanesi gibi olgunlaştığının alameti ise bir bütünde bütün olmasıdır. Bu dilde kolay fiiliyatta asırları içine alan bir süreçtir...

devamı...   
Ana Sayfa | Hakkımızda | Ziyaretçi Defteri Bugüne kadar sitemizi 63703861 kişi ziyaret etti, Şu anda 1021 kişi sitede.