TENKİT KENDİNE, BİLGİ EHLİNE, SEVGİ SEVENEDİR...

SAYFA 1 SAYFA 2 SAYFA 3 * RUHSAL BİLGİ SİTESİ * DOĞRU YAŞAM BİLGİLERİ *                                 *ARAMADIĞIMIZ  HAZİNEYİ  BULAMAYIZ.* SAYFA 4 SAYFA 5 ARŞİV
Bize Ulaşmak İçin
[email protected]
OKUYUCU SORULARI VE CEVAPLAR

Kendini sevme ve ego

"Merhabalar, sayfanızı çok severek takip ediyorum ve böyle bir sayfanın oluşumunda katkısı olan herkese teşekkürlerimi sunuyorum sizlerle yolum yeni kesişti ancak iyi ki de kesişti o kadar güzel bakış açıları kazandırıyorsunuz ki hakkınız ödenmez her şey için sonsuz teşekkürler.

Kendini sevmek nasıl bir süreçtir? Ego esasen nedir? Egoizmi kamçılayan sebepler nelerdir? başlıklı yazılarınızı okudum ve bana çok şey kattı ancak ben daha bu yolculuğa yeni başladığım için pek idrak edemiyorum. Sizlere birkaç soru sormak istiyorum.

1. Kendimizi sevdikçe egomuzu törpülemeye başlıyoruz ve özümüze ve yaratana yaklaşıyoruz diye anladım ben ancak kendimize değer vermek kendimizi düşünmek nasıl olurda egoyu törpüler?                                           2. Ego denilen şey kendini sevmek...

devamı...   

Gönül kapanınca uyku derinleşir

İnsan uykudadır. Uyku gönül uykusudur, sevgi ve birlik bilincinin, sevgi ve birlik gerçeğinin uykusudur. Tüm dinler, ruhsal tebliğler insanı bu derin uykudan uyandırmak üzere yeryüzüne inmektedir. İnsanın uyuduğunu anlaması çok zordur. Nasıl ki gece uykusunda rüyaları gerçek olarak algılıyorsak, gönül uykusunda da ego realitesini gerçekmiş gibi algılıyoruz. Bizi uyanmaktan alıkoyan ego realitesi içine doğmuş, o realiteye göre eğitilmiş olmamızdır.

İnsan yaşamı realitemizin sonsuz rüyasıdır. Rüyadan uyandığımızda ise artık "ben" veya "biz" dediğimiz şey yoktur, sadece gerçek vardır! Ancak uyanmadıkça bunun da ne anlama geldiğini bilemeyiz. Bugün bize düşen anladıklarımızı yerine getirmek, anlayamadıklarımızı kabul ve uyma içinde olmaktır. Biz bu safhada anladıklarımızı yerine getirirken, anlamadıklarımıza da uymayı öğrenmekteyiz...

devamı...   


OKUYUCU SORULARI VE CEVAPLAR


"Zaman dünyamıza çevrilmiş bir ışık anahtarları demetidir" ifadesi ne anlama gelmektedir?

        
Zaman sözcüğü bize öncelikle yılları, yüzyılları veya saatleri, dakikaları, saniyeleri düşündürür. Zaman var nano saniyelerle, mesafe var ışık yılları ile ölçülür.

Zaman sözcüğünü bir takım süreçler için de kullanırız. Tarlanın ekim zamanı, güllerin açma zamanı gibi. Her işin, her sözün bir zamanı vardır. "Zaman sana uymazsa sen zamana uy" sözündeki zaman, toplumsal düşüncelerdeki, anlayıştaki, bilinçteki değişimi anlatır.

Bizim yazılarımızda zaman, çoğunlukla hizmet, sevgi ve birlik bilincinden başlayarak var olan her şeyi, evrenleri, insanı ve aklınıza ne geliyorsa hepsini yaratan O' Büyüklüğü, İhtişamı anlama, bilme bilincine doğru yükselme sürecini ifade eder. Şüphesiz bu...

devamı...   


Zamanın Her An'ı Bir Anahtardır, Kilit Kalbimizde, Şifresi Sevgi

         Bilincimizin seviyesini zaman anlayışımız belirler. Zaman kullanımımız, ne halde olduğumuzun bir aynasıdır. Şüphesiz günlük işler için zamanı doğru kullanmak ilk adımdır. Düşünce ve eylemlerimizin gidişine bakarak zamanın bizi hangi  sonuçlara açtığını görebilmek, tutumumuzu düzelterek zaman açılımının rotasını doğru sonuçlara çevirebilmek bir akıl, mantık, bilinç ve irade işidir.

         Daha geniş bir açıdan bakarak toplumsal olayların seyrini ve bizim bu seyir içindeki yerimizi görmek için bilgiye ve ön yargıdan, kişisellikten uzak düşüncelere ve aklımızı, kalbimizi çalıştırmaya ihtiyacımız vardır. Bizlerin asıl izlemesi, birlikte yürümesi gereken zaman ise bütün bunları da içine alan ve olayların, düşüncelerin, fikirlerin tezahürünü sağlayan şuur dediğimiz fizik ötesi mekana ait zamandır..

         Zaman en anlaşılır biçimi ile gün içindeki işler için düşündüğümüz...

devamı...   


İçsel Sevincimiz

         Doğru eğitim sevinçten havalara uçmak olmalıdır, çünkü bilgi geliştirir, yükseltir. Kendini her hangi bir şeyi yapmaya mecbur hissedenin ve onu kerhen yapanın ruhu kirlenir, yüzü kararır ve bunu hepimiz görürüz. Bu nedenle neyi neden yapmak istediğimiz çok önemlidir. Eğitim, insanları bilinçlendirmek üzere planlanmalıdır. Kişiye hiç bir ideoloji empoze edilmemeli. Herkes kalbini dinlemeyi, hissedişini geliştirmeyi öğrenmelidir.

Kalbimizi dinleyerek neyin doğru, neyin yanlış olduğunu biliriz. Bundan böyle bu günün insanı kalbi nereye yolluyorsa oraya gidecek. Gezi direnişinde gördüğümüz gibi. Bu bazen tehlikeli olabilir, kişi yoldan çıkabilir, önünü göremeyip düşebilir. Ama kendi özgür kararları ile hatalı yollara girenler daha hızlı büyürler, kendi kararları ile düşenler daha çabuk ayağa kalkarlar, gönül gözleri daha çok açılır ve aynı hatayı tekrarlamazlar...

devamı...   


Ancak sessizlikte varolabiliriz

Dünya yarışında var olma çabası bizi devamlı bir içsel ve çevresel gürültü içinde tutar. O gürültü bizi gerçeğe ve büyüklüğe saygıdan uzak tutar. Anlama ulaşamayız. Var olmak dediğimiz hal gürültü içinde kazanılmaz. Dünya yarışında koştururken üzerimizde "var olma"yı emanet olarak üzerimizde bulunduruyoruz, ama emaneti bizim yerimize "zaman" dediğimiz ve anlamadığımız o güç taşıyor. Bizi emaneti "devralacak, taşıyacak, kullanacak" hal'e getirmek için eğitiyor.

Gerçek sükûnet içindedir. Gerçeği anlamak için sakin ve sessiz olmalıyız.

Gönül sesi, iç sesimiz, tebliğ, zamanın sesi hepsi sessizlikte duyulur. Sessizlik saygıdır, edeptir. Çünkü her daim huzurda olduğumuzu ancak sessizlikte anlarız.

         Beklenen sessizlik sevgi ile birlikte ortaya çıkıyor...

devamı...   


Teşekkür Etmek ve Özür Dilemek

          Hiç düşündünüz mü günde kaç defa teşekkür etmek, kaç defa özür dilemek ihtiyacını yaşıyorsunuz? Çok insan buna "Hayır neredeyse hiç yaşamıyorum" diyecektir. Oysa ki bu duyguyu yaşamak, dile getirmek insanın içsel dengesinin bilinçli farkındalığıdır.

Hiçbir insan yoktur ki hayatı gerçekten olması gerektiği gibi yaşayabilsin. Hataları, eksiklikleri, fazlalıkları, mutlaka olacaktır. Dünya bir deneyim alanıdır çünkü ve deneyimler insanda kazanması gereken değerler için yaşanacağından mutlak hataları da getirecektir Gerçeğin anlatmak istediğini anlayıp uygulayıncaya kadar. Bu nedenle teşekkür etme ve özür dileme duygusu önemlidir.
        
Ego her iki duyguyu da pek bilmez ayrıca sevmez de... Çünkü teşekkür etmek onun için başkasının hizmetini kabul edip takdir etmek ve bunu ifadelendirmek, özür dilemek ise kendini küçültmektir başkalarının gözünde. 

devamı...   

Koşulsuz Sevgi Ne Demektir ?  

         Koşulsuz sevgi yaşamımız boyunca karşılaştığımız insanları iyi -  kötü diye ayırmadan, sorgulamadan sevebilmektir. Bu ayırıma girilerek oluşturulan sevgi bir çıkar ilişkisine dönüşebilir. Beni sev ki ben de seni seveyim gibi bir anlam çıkar ortaya. Marifet, asıl bizlere istemediğimiz davranışlarda bulunan insanları sevebilmektedir herhalde. Böylece bu insanların yaptıkları olumsuz davranışlar hakkında da düşünmelerini sağlayabilir ve onların gelişimine de katkıda bulunabiliriz. Bizler de gelişim katedip, bir üst şuur seviyesine yükselebiliriz.
        
Bize acı veren olaylar yaşatan insanları kötü diye anmak yanlış olabilir. Yaşadığımız acı veren, sıkıntılı durumlar bizim gelişmemize katkıda bulunabilecek olaylar olduğundan bu olayları yaşatan kişiler de gönüllü olarak bu oyunun başrol oyuncuları olabileceğinden, belki de onlara canı gönülden teşekkür borçlu olabiliriz...
         Koşulsuz sevgi yaşamımız boyunca karşılaştığımız tüm olayları...

devamı...   
Ana Sayfa | Hakkımızda | Ziyaretçi Defteri Bugüne kadar sitemizi 18581751 kişi ziyaret etti, Şu anda 87 kişi sitede.