LBL_YAZI
SAYFA 1 SAYFA 2 SAYFA 3 SAYFA 4 SAYFA 5 ARŞİV
  Bugün: 3 Şubat 2023 Cuma

Bize Ulaşmak İçin
[email protected]
HAFTANIN SORUSU 
OKUYUCU YAZILARI

Gelişim yolunda dikkat edilmesi gereken incelikler neler olabilir?

         Gelişim yolunda incelikleri fark etmek, ancak tekâmülde detayları anlayacak bir farkındalık düzeyine gelmekle, farklılıkları inceliklerine kadar anlamakla olur. Bunun yolu İlahi ve evrensel bilginin ve bilincin düşüncelerde meydana getirdiği derinliğin ve dolayısıyla gönül gözünde medyana gelen aydınlığın sonucu oluşan doğruluktur. Artık böylesine hasletlere sahip olmuş bir insan, toplumsal hiçbir etki, tesir ve yansımalardan rahatsız olmaz ve altında kalmaz. Doğruları yanlışlardan ayrıştırır, gerçek olanı açığa çıkarır, nasıl olması gerektiğini izah eder ve doğru olanda yoluna devam eder. Böylelikle kendi içi dünyasının, bilincinin, aydınlığının ve şuurunun, ışığında alabildiğine özgür bir yaşam içinde olur...

devamı...   
HAFTANIN SORUSU 
OKUYUCU YAZILARI

Şuurumuzun gerilemesi mümkün müdür ?  

         Şuurumuzun gerilemesi ya da başka bir deyişle tekâmül seviyemizin düşmesi bir yere kadar mümkün olabilir. Bazı etapları geçmiş ancak atlanması gereken eşiklerde takılmışsak o geçtiğimiz etapları kaybetmemiz kaçınılmaz olabilir. Zira ruhsal yasalar gereği, durmak geri düşmektir. Sadece ilerleme gayretimiz etkili bir şeklide sürdürüldüğü zaman geri düşmemeyi başarabiliriz.
        
Bir yaşamın büyük ölçüde boşa geçmiş olabileceği bir gerçektir. İnsan ömrü tekâmül fırsatları açısından  uzundur, ancak fırsatlar kullanılmazsa biteviye geçen yıllar ömrü kısa gösterir. Koca bir ömürde ruhsal kazanımların hiçe yakın bir düzeyde kalması acı olmakla birlikte sık görülen bir durumdur...

devamı...   
HAFTANIN SORUSU 
OKUYUCU YAZILARI

Bilgiden sevgiye ulaşmak nasıl olur ?  

         Esasında sevgi doğanın kendisinde ve hayatın içinde vardır. Onun meydana getirdiği ahenk ve uyumu fark ettikçe, öğrendikçe daha iyi anlarız. Nitekim bilim ilerledikçe insanlığın ayrışmaya değil, bütünleşmeye doğru bir gelişimin içinde olduğunu görüyoruz. Kaba enerji olarak birlikteliğimiz bilinirken, ruhsal enerji olarak sürekli birbirlerimizle irtibat halinde oluşumuz, birlikteliğimizin aslında sandığımızdan ne kadar daha sıkı olduğunun bir göstergesi olmaktadır. Karşılıklı etkilenmeler, tesir alıp tesir vermeler ile hayat yollarımızın toplumsal bütünlükler içinde şekillenmesi, toplumsal bilgi ve bilincine, oradan da sevginin birçok hallerinde kendini göstermesine kadar bir süreç devam etmektedir...

devamı...   
HAFTANIN SORUSU 
OKUYUCU YAZILARI

Akıl nedir, bize nasıl hizmet eder?

Akıl, bakıp da gördüğümüz kısmın aldığı kayıt üzerinden tecellisidir. Akıl, tabii ki öğrenmemiz gereken gönül üzerinden işletildiğinde gerçek bir hizmet eden olur.
        
Akıl, duyuş melekelerimizin açılışı üzerinden işletildiğinde bizi biz yapan, istenen birleşimi de sağlamış olacaktır. Maalesef egosal yönelişler, bizlerin madde üzerinden kişisel çıkarlarına hizmet eden aklı ortaya koyar. Akıl ben duygusu üzerinden yönlendirildiğinde, baktığımız ve gördüğümüz kısmın kişiselleştirdiğimiz kalıplar üzerinden hareket etmesine neden olur. Oysa ki, bizlerin gönlü O’nun kaydı ile doludur. Aklın bu kayıt üzerinden depolanması bizlerin öz varlığını açığa çıkaran olacaktır. Hizmetlilik anlayışı da bu açığa çıkışın yansımaları olarak, her birimizden her birimize sistemin bağlantısını kurduracaktır...

devamı...   
HAFTANIN SORUSU 
OKUYUCU YAZILARI

Maddi ihtiyaçlarımızla,
manevi ihtiyaçlarımız nasıl dengelenmelidir?
 

Hz. Mevlana,”Dinsiz ilim, ilimsiz din olmaz” derken her iki kavramın ayrılmaz birlikteliğini çok güzel vurgulamıştır. Çünkü bilinen hiçbir kavram din denilen, maneviyat denilen kavramların dışında bağımsız kavramlar değildir. Hepsi birlikte bir vücudun ayrılmaz parçaları gibidirler. Ve birlikte bir anlam ve mana kazanmış ve kazanmaktadırlar.
        
Nitekim dünyasal yaşam her boyutu ile ilahi, ruhani ve manevi bir bütünlüktür. Onu parçalara ayırmak, ayrıştırmak bir sapmadır ve tekâmülde zaman kaybına sebep olur. Ve maalesef birçok insan zaman kaybetmektedir. Hâlbuki yaşamın her dakikası ilahi ve manevi bir süreçtir. Attığımız her adım, yanlış ve doğrularımızla bilgimiz, bilincimiz ve farkındalığımız olup, ilahi ve manevi olan bir yaşam içinde deneyimlerimizdir...

devamı...   
HAFTANIN SORUSU 
OKUYUCU YAZILARI

Mantık nedir, insanın gelişimindeki rolü ne olmalıdır? 

Mantık, Ahmet Cevizci’nin Felsefe Sözlüğünde, ”Öncül ya da öncüllerden bir sonuca giden akıl yürütmenin yapısıyla ilkelerini konu alan bilim dalı. Düzgün düşünme, doğru düşünme kuralarının ve formlarının bilgisi. Bir şeyin başka bir şeyden çıktığı ya da başka bir şeyin sonucu olduğu bağlantıları inceleyen formel disiplin” olarak tarif edilmiş.
        
Mantığın ifade edilen tarifinden, öncül ya da öncüllerden akıl yürütmenin, İlahi ve evrensel bilgilerin insanın evrimi ile birlikte anlayış ve kavramlarda derinleşmesi, detaylanması ve daha geniş şuur alanları kapsaması ile anlam kazanmış ve idrak edilmiştir. Çünkü evrim ile birlikte insanın öğrendiği ve öğrenmekte olduğu ilahi ve evrensel olan bilgidir...

devamı...   

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI


Yeni zamanın gerçeğinin
bizce anlaşılmasının ve kabulünün yaşamımızdaki sonuçları neler olmalıdır?
 

Farkındalık, evet ortamın ve yaşamın farkına varmak. Öyle bir fark ediş ki, geçmişi,  eğrisi ve doğrusuyla, iyisi ve kötüsüyle, yanlışları ve yanılgılarıyla fark etmek. Ve şimdiyi her şeyi ile yeniden ve yeni bir anlayış içinde görebilmektir.
        
Yeni zaman gerçeği bir evrim süreci sonucundaki oluşum değildir. Alışageldiğimiz, kabullendiğimiz ve önemsediğimiz yaşam süreçlerimizin zaman içindeki değişimi ve dönüşümü hiç değildir. Yeni zaman gerçeği insanlığın evrimi sonucu kendiliğinden meydana gelen bir aydınlanmanın ve idrak etmenin kesin sonuçları hiç değildir. Muhakkak insanlık evrim olarak yeni zamanın gerçeğini anlayacak ve idrak edecek seviyeye gelmiştir. Ancak yeni zaman gerçeği bu safhadan sonra kendisine ilahi sistem tarafından çok çeşitli yollarla bildirilmiş, dikte ettirilmiş, öğretilmiş ve öğretilmektedir…

devamı...   
HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI

İnanç ve şuur nasıl  bağdaşırlar?  

         Şuurunda olmak yaşayarak öğrenmek ile mümkündür. Bir bilgiyi yaşamak onu içselleştirir. O zaman gerçekten biliriz ve inanç olmaktan çıkar. Zihnen bildiğimiz ve doğru olarak kabul ettiğimiz ancak yaşamadığımız gerçekler inanç olarak kalırlar. İnançlar olaylar karşısında sınanırlar ve değişebilirler.
        
İnsan ne kadar şuurlu olursa olsun, daima bilinmeyen olarak kalacak olan büyük bir alan varolacaktır ve bildikleri doğrultusunda öne süreceği fikirler, yaşama geçireceği zamana kadar inanç olarak kalacaklardır. İnanç şuursuzluk değil, tersine şuura önderlik eden bir mekanizmadır. Evren ve olaylar hakkındaki kişisel görüşlerimiz ve geliştirmekte olduğumuz yeni düşünceler inançlarımızı oluştururlar....

devamı...   
Ana Sayfa | Hakkımızda | Ziyaretçi Defteri Bugüne kadar sitemizi  kişi ziyaret etti, Şu anda  kişi sitede.