TENKİT KENDİNE, BİLGİ EHLİNE, SEVGİ SEVENEDİR...

SAYFA 1 SAYFA 2 SAYFA 3 * RUHSAL BİLGİ SİTESİ * DOĞRU YAŞAM BİLGİLERİ *                                 *ARAMADIĞIMIZ  HAZİNEYİ  BULAMAYIZ.* SAYFA 4 SAYFA 5 ARŞİV
Bize Ulaşmak İçin
[email protected]
HAFTANIN KONUSU

Gönül değerlerimizi yangından kaçırmak - 1

         İnsanın hayra tutunması isteniyor ve bekleniyor. Hayra tutunmak, arasıra hayırlı bir iş yapmak değil, kendimiz için, herkes için, tüm varlıklar için koşulsuz olarak devamlı iyide ve doğruda olmaktır.

Şüphesiz arasıra yapılan hayırlar boşa gidiyor demek olmasa da bizi üst şuura ulaştıracak yolda adım atmış olmuyoruz. Hayra tutunduğumuzda ve bırakmadığımızda hayrın gösterdiğinde yol alabiliriz.

Hayra tutunmak demek, iyilik, doğruluk ve hizmetin bilgiyle birleştirilip düşünülmesi ve eyleme geçirilmesidir. Bizler programlanmış robotlar değiliz. Düşünmek gibi doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden ayırmamızı sağlayan muhteşem bir güce sahibiz. Gerçek sevgi böyle bir yaşamın en büyük armağanıdır. O sevgi/birlik ki insana nasip edilecek olan Yüce Bir Kudrettir...

devamı...   
HAFTANIN KONUSU

Her kazanç emek karşılığıdır, gerçek emek değişim için gayretimizdir.


         Başkalarını yargılamak, eleştirmek gerçekte bir kibirdir ve tevazudan çok uzaktır.

        
Tevazu olmadıkça gerçek bilgiye ulaşamayız. Bilgi ve öz aslında madalyonun iki yüzü gibi tek bir gerçektir. Bilgiyi kullanmak özü kullanmaktır.

Özü kullanmak esası kullanmaktır.

O halde bilgi, öz ve esas tek bir gerçekliktir. (Anlamları birleştirmek de onların tek olduğunu anlamak ve teklik içinde kullanmaktır.) Bilgi, öz ve esas bir arada tek bir anlam olarak kullanıldığında bilgi anlaşılır, öze yakınlık doğar ve esasın gücü ve değeri ortaya çıkar.

Bilgileri birbirlerini tamamlayan anlamlar olarak birleştirdiğimiz kadar...

devamı...   

HAFTANIN KONUSU

Uyanış için başlangıç: Küçük
ve devamlı doğru adımlar


         Uyanma bilginin sorumluluğunu idrak edip, görevi yerine getirerek mümkündür. Görevler iç içedir. Etrafına görev yapan aynı zamanda kendine, kendine görev yapan da etrafına görev yapmış olur. Çünkü kendim ve etraf bir bütündür. Görev bizi arındırır. Görev O'nunla aramızdaki bağdır. Görev ince düşünce ve ince bilgiyle yapılan iştir.

Bilgi- Sorumluluk- Görev üçgeni dışında hiçbir şey yoktur. Bilinç bu görev için verilmiştir. Bilincin anlamı bu üçgenin tek yaşam alanı, tek var oluş alanı olduğunu bilmek ve yaşamaktır. Güzellik, huzur, neş'e, sonsuz değişim, sonsuz varoluş oradadır.

Buna göre birinci görev kendini bilmektir. Kendini bilmek, kendine uyanmaktır; kimim ben? Herkes bu cevabı kendisi verecektir. Kitaplardan okuduğumuzla cevap vermek cevap sayılmıyor. Kendini bilmek beş şartla ve en küçükten başlar. Ondan ötesi...

devamı...   
HAFTANIN KONUSU

Uyanış için aktifleşme

Zaman dünya realitesi ve ruhsal gerçek ile ilgili bilgilerin insanlığa açıklandığı, kimsenin ben bilmiyordum, hiç duymadım diyemeyeceği zamandır. Bilgiler kişiyle sınırlı bir aydınlanma, bir uyanış amacı ile verilmiyor. Bu hem mümkün değil, hem de anlamlı ve fonksiyonel değil! Amaç topyekun uyanıştır. Öncelikle uyanmak görevinde olanlar vardır. Onlar bugün küçük gruplar halinde bir araya getirilmişler ve grupların oluşturduğu ağ dünyayı sarmıştır. Bu ağ içinde her grup sadece kendine ait bir göreve uyanacaktır. Diğer grupların görevinden haberdar olacak fakat yalnızca kendi görevini en mükemmel biçimde yapacaktır. Aynen bedenin organlarındaki iş bölümü ve işbirliği gibi! Aynen bir orkestradaki enstrümanlar gibi! Grup içinde dahi kişiler farklı görevleri yerine getirecekler, ancak görevler uyum içinde her biri diğerini destekleyerek grup görevini bütünleyecektir. Yaratılış sonsuz farklılıkların uyumu ve ...

devamı...   

HAFTANIN KONUSU

Dilekler gerçeğe,
dilekler varılacağa ait olmalıdır

Dilekler her zaman hayır, hizmet ve şuurlanma üzerine olacaktır.

Şüphesiz evlenmek, bir işi olmak, para kazanmak, ev, araba, çocuk sahibi olmak, arkadaşlıklar, gezip eğlenme gibi dünyasal görünen istekler dahi hayra, hizmete ve şuurlanmaya yöneliktir. Ancak tüm bu dilek ve istekler ruhsal yaşamın yasalarına uygunluğu kadar hayra hizmet eder. Hayrımıza olan bu durumlara çok fazla düşkün olma, kabul edilsin veya edilmesin aşırı istekler, bizi hayrın dışına çıkarır ve tüm ruhsal kazançlarımızı silebilir. Kazanmak için esas tekdir, yol bellidir. Fakat dünya bilincinin, o tek esası, o belli yolu gizlemeye çalışan sayısız tuzağı vardır. Çok şükredelim ki tuzaklara kanıp ayrılığa düşmeyelim diye her an yanımızda olan bir bekçimiz, vicdanımız var.
         Dünya yaşamımızla, ruhsal...

devamı...   

HAFTANIN KONUSU

Bilgi, hizmet ve gücün bağlantısı

         Ruhsal bilgileri alan insanın aldığı bilgi ile eylemleri arasında devamlı bir bağlantı kurabilmesi için güçlü olması gerekir. Denge bilgi, hizmet ve gücün bağlantısındaki sağlamlık ve devamlılık demektir.

Güç doğru, gerçek düşünceden kaynaklanır. Doğruyu, gerçek düşünceyi üzerimizde tutan ve bizi bir sonraki adıma hazırlayan gönül düzenidir. Gönül düzeni zamanı doğru kullanmayı emreder.

Zaman doğru kullanıldığında güce dönüşür.

Elimizden gelenin en iyisini yapmak bize daha büyük işlerin gücünü kazandırır.

Her realitenin bir gücü vardır. Bizim hedefimiz birlik realitesinin gücüdür. Birlik realitesinin formülü...

devamı...   

HAFTANIN KONUSU

Vicdanda yasa, gönülde O'

O'nun varlığı bizde ne kadar yer etmişse bilgiye o kadar uyarız. O'nun varlığının bizde yer alması bizim bilgiye uymakta irademizi kullanmamıza bağlıdır. O'nun dediğini emir kabul edip aynen yerine getirmekle bilgiyi yani YASAYI YAŞARIZ, YASA İLE YASA OLURUZ.

Bilgiyi anladım, kabul ettim ve inandım ama başka şeyler, alışkanlıklar devreye giriyor ve BİLGİYE VEYA YASAYA uygun davranmaya iradem yetmiyorsa, alışkanlıkların ağırlığına bilginin, YASANIN ağırlığı da ekleniyor. YASA içimizde, var oluşumuzun terkibinde ama biz varlığımızla irtibatsız kalıyoruz. İrtibatsızlık güçsüzlüktür. İrade YASANIN bizde güç bulacağı bir yerdir. O bağ olmadıkça doğru düşünemeyiz. Bu devamlı yanlış düşünmek, yanlış davranmaktır. Öyle ki daha önce yaptığımız doğruları bile artık sürdüremeyiz. Herkesle kavga eden ve daha pek çok olumsuzluğu yaşayan yaşlıları düşünün...

devamı...   

HAFTANIN KONUSU

Anlamak olayla ahengimizi sağlar

         ŞU ANDA BİZİ ÜZEN, TEDİRGİN EDEN, KORKUTAN, ENDİŞELENDİREN OLAY VEYA OLAYLAR BİZİM ÖNCELİKLE ANLAMAMIZ GEREKEN BİLGİYE İŞARET EDER.

         Unutmayalım ki bütün üzüntü, korku ve kaygıların kaynağı bizim şuurca en geri bulunduğumuz noktadır. O noktayı düzeltmeden ruhsal çalışma yapamayız. Yapmaya çalışsak bile sonuç alamayız. 

Bulunduğumuz gerçek şuur çizgisinin uzaklarındaki bilgilere bakıyoruz. Öncelikle yakınımızda olan, üzüntü ve korkularımıza merhem olacak, gelişimimizi sağlayacak doğruları yaşamıyoruz. Önceliklerini görebilen ve onları yaşayanlar O'nun sevgisini kazanırlar. O'nun Sevgisini kazanmak demek doğruları yerine getirmek için anlayış ve irade gücü kazanmak demektir.
 

devamı...   
Ana Sayfa | Hakkımızda | Ziyaretçi Defteri Bugüne kadar sitemizi 20376863 kişi ziyaret etti, Şu anda 44 kişi sitede.