TENKİT KENDİNE, BİLGİ EHLİNE, SEVGİ SEVENEDİR...

SAYFA 1 SAYFA 2 SAYFA 3 * RUHSAL BİLGİ SİTESİ * DOĞRU YAŞAM BİLGİLERİ *                                 *ARAMADIĞIMIZ  HAZİNEYİ  BULAMAYIZ.* SAYFA 4 SAYFA 5 ARŞİV
Bize Ulaşmak İçin
[email protected]
Yazdırılabilir Versiyon

HAFTANIN KONUSU

 

Korkmayın ve üzülmeyin

 

Korkularımız, karamsar ve endişeli olmamız, her türlü üzüntümüz kendimizi yalnız zannetmemizden kaynaklanır. Yalnız değiliz! Bizi yaratan, koruyan kaynak hemen yanımızdadır. Onun bizi sevdiğini ve koruduğunu hissetmek, varlığını somuta çevirmek, inançla, içimizdeki doğruluk, iyilik ve sevgiyle mümkündür.

Endişe ve korku gerçek varlığımızla bağımızı kopartır ve özgürlüğümüzü ortadan kaldırır. Varlığın özgür olmadığı noktada gelişim, yükseliş durur ve kazançlar kaybolmaya başlar. O kazançlar ki bir çizgiye ulaştığında bizi üst bilince taşırlar.

Yanlışlarımızdan kaynaklanan üzüntülerle, İlahi Planın işleyişini anlamıyor olmamızdan ileri gelen üzüntüleri mutlaka ayırt edebilmeliyiz. Üzüntü bizim yanlışımızdan kaynaklanmışsa gereken dersi almak ve yanlışı tekrarlamamak görevimizdir. İlahi Planın işleyişi bizde üzüntü yaratıyorsa, anlamaya çalışmak ve işleyişi kabul etmek, O'na olan inancımızın gereğidir. İnanç bilgiye uyumdur, sevgidir ve sevenler İlahi Planın işleyişini anlar ve bilirler, dolayısıyla üzülmezler, sıkılmazlar.

Bizi üzen her türlü durum çok zararlı olan bir tür ışındır. Bizi ruhsal olarak ve bedensel olarak yakar tahrip eder. DNA'mızı bozar. Tıpkı mor ötesi ışınların bedenimiz üzerindeki etkisi gibidir. Bizi ruhsal ve bedensel olarak hasta eder.

Bu ışına karşı bizi ancak inancımız korur. İnancımız şifamızdır.

İnanç bizi her türlü kötüden, şerden korur. Çünkü inanç bizi hayırda tutan bir mekanizmadır. İnandığımız kadar hayırda, hayırda olduğumuz kadar inançtayız. Bir o kadar da gerçeğe teslim olmaktır, yaşadıklarımızdan rızalı olmak ve kendini bulmaktır. Sonuçta hepsi hal dediğimiz tek bir durumdur. Ya hal içinde oluruz, ya da dünya bilincinde. Hal dediğimiz durumun bir takım özelliklerini dünya bilinci içine alamayız, mesela inanç dünya bilinci içinde barınamaz. Dünya bilinci içinde inanç, tüm yüksek özellikler gibi, koşullara bağlıdır. Koşullara bağlı hiçbir erdem var olamaz.

Dünya bilinci bir anlamda zararlı ışınlarla yüklü bir ortamdır. İnanç, gerçeğe teslim olup, bedenimizi ve ruhumuzu Yüce Mekanizmanın şifa veren, yükselten, sevgiyi yaşatan tesirlerine açmaktır. Burada öyle bir güç kazanılır ki istemediğimiz durumlardan kendimizi uzak tutacak iradeye sahip oluruz. Hal dediğimiz durum yaşamamız gereken bir güçtür.

Güney Haştemoğlu  5.6.2019  *ruhsalboyut.com* 

 

<< geri 
Ana Sayfa | Hakkımızda | Ziyaretçi Defteri Bugüne kadar sitemizi 20923091 kişi ziyaret etti, Şu anda 34 kişi sitede.