TENKİT KENDİNE, BİLGİ EHLİNE, SEVGİ SEVENEDİR...

SAYFA 1 SAYFA 2 SAYFA 3 * RUHSAL BİLGİ SİTESİ * DOĞRU YAŞAM BİLGİLERİ *                                 *ARAMADIĞIMIZ  HAZİNEYİ  BULAMAYIZ.* SAYFA 4 SAYFA 5 ARŞİV
Bize Ulaşmak İçin
info@ruhsalboyut.com


Kalp kazanmak

         Hikayeyi duymuşsunuzdur:

         İstanbul'da kahvehaneye iriyarı bir yeniçeri girer ve yüksek sesle kahveciye " herkese benden bir kahve ama kenarda oturan şu Rum balıkçıya verme" der. Kahveci herkese kahve verirken Rum balıkçının önüne de bir fincan kahve koyar. Bunu gören yeniçeri "Ona yok demedim mi" diye kükrer. Kahveciden cevap , " Onunki benden".

         Zaman geçer Türk Yunan savaşında bizim kahveci Yunan'a esir dişer Mora'da esir pazarında satılır. Onu alan adamla Bozcaada'ya gelirler ve adam ona" beni tanımadın ben yeniçerinin vermediği kahveyi senden içmiştim, haydi git yoluna serbestsin" der.

         Kalp kazanmak hem çok küçük bir düşünce, davranış ,hak olanı gözetmek, adil olanı bilmek ve görebilmek hem de bir göze alış , korkusuzluk, ruh asaleti, doğruluğun verdiği güçtür...

devamı...   


Değerler

         Her düşünce, her söz, her eylem bir değere ya uygundur ya da o değere aykırıdır ki hiç kimse bundan kaçınamaz. Kıl kadar ince ayar budur, kıldan ince kılıçtan keskin köprü budur. Bir değeri gözardı ettiğimizde o bir bedenimiz kıldan ince kılıçla kesilir ve bizler bunu biliriz.

         Değerler çoğu zaman, "olmadı ama hadi oldu diyelim", "üzerini örtelim kimse anlamasın, duymasın" diyerek gözardı edilirler. Tüm değerler DNA'mızda kayıtlıdır. Doğruyu hepimiz biliriz. Eksik olan ahlakımızdır, kendimize olan saygımızdır ve sonuçta doğruluk köprüsünden düşen düşene.

         Diğer insanlardan saygı görmeyi herkes önemser, herkesin bilmediği ise kedine saygın yoksa kimseden de saygı göremezsin. Şöyle bir açmaz içindedir insanlar, kendine saygı göstermediğini başkalarının anlamadığını, farketmediğini sanırlar. Ama bu durum ayan beyan ortada olduğu halde, kişi...

devamı...   
OKUYUCU SORULARI VE CEVAPLAR

Kendini sevme ve ego

"Merhabalar, sayfanızı çok severek takip ediyorum ve böyle bir sayfanın oluşumunda katkısı olan herkese teşekkürlerimi sunuyorum sizlerle yolum yeni kesişti ancak iyi ki de kesişti o kadar güzel bakış açıları kazandırıyorsunuz ki hakkınız ödenmez her şey için sonsuz teşekkürler.

Kendini sevmek nasıl bir süreçtir? Ego esasen nedir? Egoizmi kamçılayan sebepler nelerdir? başlıklı yazılarınızı okudum ve bana çok şey kattı ancak ben daha bu yolculuğa yeni başladığım için pek idrak edemiyorum. Sizlere birkaç soru sormak istiyorum.

1. Kendimizi sevdikçe egomuzu törpülemeye başlıyoruz ve özümüze ve yaratana yaklaşıyoruz diye anladım ben ancak kendimize değer vermek kendimizi düşünmek nasıl olurda egoyu törpüler?                                           2. Ego denilen şey kendini sevmek...

devamı...   

Gönül kapanınca uyku derinleşir

İnsan uykudadır. Uyku gönül uykusudur, sevgi ve birlik bilincinin, sevgi ve birlik gerçeğinin uykusudur. Tüm dinler, ruhsal tebliğler insanı bu derin uykudan uyandırmak üzere yeryüzüne inmektedir. İnsanın uyuduğunu anlaması çok zordur. Nasıl ki gece uykusunda rüyaları gerçek olarak algılıyorsak, gönül uykusunda da ego realitesini gerçekmiş gibi algılıyoruz. Bizi uyanmaktan alıkoyan ego realitesi içine doğmuş, o realiteye göre eğitilmiş olmamızdır.

İnsan yaşamı realitemizin sonsuz rüyasıdır. Rüyadan uyandığımızda ise artık "ben" veya "biz" dediğimiz şey yoktur, sadece gerçek vardır! Ancak uyanmadıkça bunun da ne anlama geldiğini bilemeyiz. Bugün bize düşen anladıklarımızı yerine getirmek, anlayamadıklarımızı kabul ve uyma içinde olmaktır. Biz bu safhada anladıklarımızı yerine getirirken, anlamadıklarımıza da uymayı öğrenmekteyiz...

devamı...   


Zamanın Her An'ı Bir Anahtardır, Kilit Kalbimizde, Şifresi Sevgi

         Bilincimizin seviyesini zaman anlayışımız belirler. Zaman kullanımımız, ne halde olduğumuzun bir aynasıdır. Şüphesiz günlük işler için zamanı doğru kullanmak ilk adımdır. Düşünce ve eylemlerimizin gidişine bakarak zamanın bizi hangi  sonuçlara açtığını görebilmek, tutumumuzu düzelterek zaman açılımının rotasını doğru sonuçlara çevirebilmek bir akıl, mantık, bilinç ve irade işidir.

         Daha geniş bir açıdan bakarak toplumsal olayların seyrini ve bizim bu seyir içindeki yerimizi görmek için bilgiye ve ön yargıdan, kişisellikten uzak düşüncelere ve aklımızı, kalbimizi çalıştırmaya ihtiyacımız vardır. Bizlerin asıl izlemesi, birlikte yürümesi gereken zaman ise bütün bunları da içine alan ve olayların, düşüncelerin, fikirlerin tezahürünü sağlayan şuur dediğimiz fizik ötesi mekana ait zamandır..

         Zaman en anlaşılır biçimi ile gün içindeki işler için düşündüğümüz...

devamı...   


İçsel Sevincimiz

         Doğru eğitim sevinçten havalara uçmak olmalıdır, çünkü bilgi geliştirir, yükseltir. Kendini her hangi bir şeyi yapmaya mecbur hissedenin ve onu kerhen yapanın ruhu kirlenir, yüzü kararır ve bunu hepimiz görürüz. Bu nedenle neyi neden yapmak istediğimiz çok önemlidir. Eğitim, insanları bilinçlendirmek üzere planlanmalıdır. Kişiye hiç bir ideoloji empoze edilmemeli. Herkes kalbini dinlemeyi, hissedişini geliştirmeyi öğrenmelidir.

Kalbimizi dinleyerek neyin doğru, neyin yanlış olduğunu biliriz. Bundan böyle bu günün insanı kalbi nereye yolluyorsa oraya gidecek. Gezi direnişinde gördüğümüz gibi. Bu bazen tehlikeli olabilir, kişi yoldan çıkabilir, önünü göremeyip düşebilir. Ama kendi özgür kararları ile hatalı yollara girenler daha hızlı büyürler, kendi kararları ile düşenler daha çabuk ayağa kalkarlar, gönül gözleri daha çok açılır ve aynı hatayı tekrarlamazlar...

devamı...   


Ancak sessizlikte varolabiliriz

Dünya yarışında var olma çabası bizi devamlı bir içsel ve çevresel gürültü içinde tutar. O gürültü bizi gerçeğe ve büyüklüğe saygıdan uzak tutar. Anlama ulaşamayız. Var olmak dediğimiz hal gürültü içinde kazanılmaz. Dünya yarışında koştururken üzerimizde "var olma"yı emanet olarak üzerimizde bulunduruyoruz, ama emaneti bizim yerimize "zaman" dediğimiz ve anlamadığımız o güç taşıyor. Bizi emaneti "devralacak, taşıyacak, kullanacak" hal'e getirmek için eğitiyor.

Gerçek sükûnet içindedir. Gerçeği anlamak için sakin ve sessiz olmalıyız.

Gönül sesi, iç sesimiz, tebliğ, zamanın sesi hepsi sessizlikte duyulur. Sessizlik saygıdır, edeptir. Çünkü her daim huzurda olduğumuzu ancak sessizlikte anlarız.

         Beklenen sessizlik sevgi ile birlikte ortaya çıkıyor...

devamı...   


Teşekkür Etmek ve Özür Dilemek

          Hiç düşündünüz mü günde kaç defa teşekkür etmek, kaç defa özür dilemek ihtiyacını yaşıyorsunuz? Çok insan buna "Hayır neredeyse hiç yaşamıyorum" diyecektir. Oysa ki bu duyguyu yaşamak, dile getirmek insanın içsel dengesinin bilinçli farkındalığıdır.

Hiçbir insan yoktur ki hayatı gerçekten olması gerektiği gibi yaşayabilsin. Hataları, eksiklikleri, fazlalıkları, mutlaka olacaktır. Dünya bir deneyim alanıdır çünkü ve deneyimler insanda kazanması gereken değerler için yaşanacağından mutlak hataları da getirecektir Gerçeğin anlatmak istediğini anlayıp uygulayıncaya kadar. Bu nedenle teşekkür etme ve özür dileme duygusu önemlidir.
        
Ego her iki duyguyu da pek bilmez ayrıca sevmez de... Çünkü teşekkür etmek onun için başkasının hizmetini kabul edip takdir etmek ve bunu ifadelendirmek, özür dilemek ise kendini küçültmektir başkalarının gözünde. 

devamı...   
Ana Sayfa | Hakkımızda | Ziyaretçi Defteri Bugüne kadar sitemizi 24699277 kişi ziyaret etti, Şu anda 71 kişi sitede.