TENKİT KENDİNE, BİLGİ EHLİNE, SEVGİ SEVENEDİR...

SAYFA 1 SAYFA 2 SAYFA 3 * RUHSAL BİLGİ SİTESİ * DOĞRU YAŞAM BİLGİLERİ *                                 *ARAMADIĞIMIZ  HAZİNEYİ  BULAMAYIZ.* SAYFA 4 SAYFA 5 ARŞİV
  Bugün: 12 Kasım 2019 Salı

  ANLAMAK AHENK SAĞLAR
  İKİNCİ ZAMAN
  ZAMANI YAŞIYOR OLMAK
  İYİ VE DOĞRU
  DİKKAT ÜST BİLİNCİMİZİN...
  SEVGİ VE YAŞAM
  ZİHİN VE SEVGİ
  İYİLİK BÖYLE BİR ŞEYDİR
  UMUDU DAHA GENİŞ DÜŞÜNMEK
  HAYRI BİLMEK O'NA ERMEKTİR
  EYLEM YOKSA BİLGİ...
  IŞIK OLMAK
  KORKU VE ENDİŞE
  BİRLEŞTİRİLEN DEĞERLER
  BAŞEDEMEDİĞİMİZ SINAVLAR
  DÜNYA OYUNU...
  SEVGİ ÜZERİNE...
  RUHSAL İNCELİK
  ŞUUR VE BOYUT ANLAMLARI
  GÜCÜN KAYNAĞI AŞK...
  GERÇEĞİN GÜCÜNÜ GİYİNMEK
  TV'DE NELER VAR?
  ÖZGÜR MÜYÜZ?
  KURTULUŞ KENDİNİ BİLMEKTİR
  BİLGİ, SEVGİ VE HAYIR
  RUHSAL DENGE VE DÜZEN
  RUHSAL GERÇEK
  GERÇEK BİZ KİMİZ?
  RUHSAL YOLUN ÖNCELİKLERİ
  BİRLİK VE HAYIR İLİŞKİSİ
  BÜTÜNLENMEK
  ALLAH İNANCI
  TV'DE NELER VAR?
  RUHSAL ÖZGÜRLÜK
  ÖZGÜR OLMAK
  DİLEKLERİMİZ
  ÖZ BİLGİ
  HİZMET YARATMAK
  O'NUN ADALETİNİ ANLAMAK
  İLAHİ ADALETİN TECELLİSİ
  KADERİMİZİ BİZ Mİ YARATIYORUZ?
  SEVGİ VE AYDINLANMA
  TV'DE NELER VAR?
  YÜKSEK HİSSEDİŞ
  HAYRI BİLMEK
  SEVGİ VE KENDİNİ BİLME
  SEVGİ VE İNSANÎ DEĞERLER
  YENİ BOYUTA HAZIR MIYIZ?
  TV'DE NELER VAR?
  KARDEŞLİK ANLAMI
  YALAN SÖYLEMEK
  O'NUN SELAMI
  ATEŞ VE YANMAK
  DÜŞÜNCE SEVGİ VE İYİ OLMAK
  ANLAMAK DÜŞÜNMEK ARAMAK
  SEVGİ, İNANÇ, BİLGİ, VE NEŞE
  TV'DE NELER VAR?
  VAROLUŞ SORUMLULUĞU
  İNSANIN ÖZ DÜZENİ
  RUHSAL BİLGİYE UYMAK
  ŞUURLANMA
  KENDİMİZİN SORUMLULUĞU
  YALNIZ İYİLİK
  BERABERLİKTEN BİRLİĞE
  BİLGİNİN HAKEDİLİŞİ
  İNANMAK İLE YAPMAK
  İNANÇ VE SABIR
  İNSANIN GÜÇLERİ
  HALİM GÜROL İÇİN TAZİYE
  BİLGİ VE İDRAK
  O'NUN YOLUNDA OLMAK
  BULACAĞIMIZ GERÇEK
  GÖNÜL BİRLİĞİ
  DÜNYA SINAVI
  KORKULARIMIZIN KAYNAĞI
  VARLIK VE VAROLUŞ
  ANLAMAK VE KABUL ETMEK
  HAKEDİŞ ESASI
  HAKLAR VE SINIRLAR
  VERİCİLİK NEDİR?
Bize Ulaşmak İçin
[email protected]
Sayfa: 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 | 38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44 | 45 | 46 | 47 | 48 | 49 | 50 | 51 | 52 | 53 | 54 | 55 | 56 | 57 | 58 | 59 | 60 | 61 | 62 | 63 | 64 | 65 | 66 | 67 | 68 | 69 | 70 | 71 | 72 | 73 | 74 | 75 | 76 | 77 | 78 | 79 | 80 | 81 | 82 | 83 | 84 | 85 | 86 | 87 | 88 | 89 | 90 | 91 | 92 | 93 | 94 | 95 | 96 | 97 | 98 | 99 | 100 | 101 | 102 | 103 | 104 | 105 | 106 | 107 | 108 | 109 | 110 | 111 | 112 | 113 | 114 | 115 | 116 | 117 | 118 | 119 | 120 | 121 | 122 | 123 | 124 | 125 | 126 | 127 | 128 | 129 | 130 | 131 | 132 | 133 | 134 | 135 | 136 | 137 | 138 | 139 | 140 | 141 | 142 | 143 | 144 | 145 | 146 | 147 | 148 | 149 | 150 | 151 | 152 | 153 | 154 | 155 | 156 | 157

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI

 

Madde âlemi dört unsurdan oluşuyorsa, mana âlemi hangi unsurlardan oluşmaktadır? 

         Varoluş bütün mevcudatı ile mutlak olan Allah’ın kendi bilgisindeki enerjinin bildiğimiz ve bilebildiğimiz kadarı ile maksatlı, bilgili ve bilinçli olarak tavırlanması, değişimi, dönüşümü ve gelişiminin tezahürüdür. İlahi murat doğrultusunda her şey bir evrimsel sürece tabii olarak var olmaktadır. Hiçbir şey evrim süreci harici değildir. Hz. Mevla’nın dediği gibi taş, toprak, mineral, bitki hayvan ve insana kadar devam edip oradan öteye giden bir süreçtir. Ve bu süreci algılarken bir bütünsellik içinde algılamak gerekir. Kısaca evrim süreçlerindeki atomik oluşumların bir parçası olan elektronların kendine mal ettiği porlara bilgi yükleyerek sürekli bilgisini geliştirdiğini ve dolaysıyla kaba enerjinin bilgi, bilinç ve şuura sahip olduğunu hesaba...

devamı...   

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI


Yapay davranışlarımız gelişimimizi nasıl etkiler?

         Yapay davranışlarımız gelişimimizi nasıl bozar diye de sorabiliriz. Yapay olmak kendi olamamaktır. Başkalarının beğenisine öncelik veren, kendini ezen bir durumdur. Kişinin kendine ve çevresine yaptığı büyük bir haksızlıktır. Hastalıklı bir halin yayınıdır.
         Yapay davranışı sürdüren kişi onu benimser ve gerçek kendi olduğunu sanır. Bu hal yalan söylemeye ve sonunda kendi yalanına inanmaya benziyor. Bunu şu an kendimizden uzak bir durum olarak görmek mümkün görünmüyor. O tekliğe ulaşana kadar... "Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol" sözü bu tekliğe ulaşanlar içindir. Ona ulaşmadan olduğumuz gibi görünmemiz güzel olmayabilir. Yanlış olanı ortaya vurmamak onun örnek alınmamasını sağlar. Öte yandan yanlışı içte sürdürmek bir noktada patlak verir.

         Yapay olmak ile “ulaşmak istediği güzel hali giyinmek” arasında fark vardır...

devamı...   
HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI

Yerince ve yeterince konuşmak
insanın gelişimini nasıl etkiler?

         Yerinde ve yeterince konuşmak bir ölçü olup, bu durum kişinin gelişmişliğinin bir yansımasıdır. Böylesine bir hal ve süreç halinde yaşayan insanın, algılaması bilgisi, bilinci ve farkındalığı, henüz farkında olamayan diğer insanlara göre çok farklıdır.
        
Konuşmada dozu ayarlamak, ne kadar ve ne için vereceğini bilmek, hem kendine hem karşısındakine karşı insan olarak sorumluluğunun idrakinde olmaktır. İdrak ise bilgiyi gerektirir. Konuşmanın anlam ve ifadeleri, ses ve hareketlere döküldüğünde nasıl ve ne şekil yapıdaki enerjilerin açığa çıktığını anlamak gerekir. Onun için konuşmada doz alıp vermek bir evrim ve liyakat işidir.
         Seslerin frenkansı ve enerjileri, varlığın evrimsel olarak arınması ile orantılı olarak yüksek veya düşüktür...

devamı...   

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI


Azim nedir, azimli olmayı
nasıl sağlarız?

         Azimli olmak için başta inanmak sonra gayret, mücadele ve kararlılık gerektirir. Azimli olmak örnekler, kıyaslar ve teşviklerle bir olgu değildir. Her ne yapılıyor ve ne için eyleme geçiliyorsa, varlığın evrimsel ihtiyaçları ile örtüşmeli ve deneyimlemek için gerekli öneme haiz olmalıdır.
        
Dünyanın illüzyonik yaşam ortamlarındaki birçok etki ve tesirlerin cazibesi altında tutku ve istekleri barındıran işler ve amaçların peşinden gösterilen kararlılık ve azim hiçbir zaman uzun soluklu olamaz. Saman alevi gibi nasıl parladı ise öylece söner gider. Çoğu insanın bu yüzden istikrarlı bir şekilde azimli olamaması ne istediğini, neden istediğini ve ne için istediğini bilememesinin verdiği siliklik, isteksizlik ve bıkkınlıktan kaynaklanmaktadır.
        
Bundan dolayı her ne olursa olsun, genel kabul görmüş hedeflere, toplumsal etki ve tesirler ile yönelmek veya yöneltmek hayır adına olsa dahi kişinin evrim programlarının...

devamı...   
TV 'DE NELER VAR?

TV'lerde ve Vizyonda


Konularımızla İlgili
Gösterim ve Yorumlar

KARANLIKTAN ÖNCE / NIGHT FALLS ON MANHATTAN

               

 

Tür: Suç, Dram

Yönetmen: Sidney Lumet

Senaryo: Robert Daley Sidney Lumet

Görüntü Yönetmeni: David Watkin

Müzik: Mark Isham

Oyuncular: Andy Garcia, Ian Holm, James Gandolfini, Lena Olin

Yapım: 1997, ABD, 114 dk DVD

 

Sidney Lumet’den bir suç dramı.

 

Efsanevi yönetmen Sidney Lumet’nin yönetmenliğini üstlendiği Night Falls on Manhattan, bir savcının düştüğü ahlaki ikilemin öyküsü. Filmde Andy Garcia’nın canlandırdığı Sean Casey, New York Polis Departmanı’nın yozlaşmışlığını ortaya çıkarmak isterken,  babasının ve ortağının da işin içinde olduğunu anlayınca ne yapacağını şaşırıyor. Suçla mücadelede karşısında kim olursa olsun asla taviz vermeyeceğini düşünen idealist genç savcının yaşadığı zor bir sınavdır. Gerçi babası kişisel bir menfaatin peşinde değildir ama yine de kendine göre bir adalet anlayışıyla yasayı ihlal etmiştir. Babasının durumu aleniyet kazanırsa savcının mesleki kariyeri daha başlarken son bulacaktır. Sıradan bir düşünce için babasının yasayı ihlali görmezlikten gelinebilecek türdendir. Olayı öğrenen ve konunun üzerine gitmesi, soruşturma açması gereken iki kişi, aradaki dostluklar nedenile meseleyi örtbas eder. Asıl büyük sorun bundan sonradır. Artık savcının tüm meslek yaşamı boyunca borçlu kalacağı iki kişi vardır. Bu kişiler günün birinde bir olayı örtbas etmesini istediklerinde savcı tüm idealizminden vazgeçmek zorundadır. Savcı yozlaşmış sistemin çarkına takılmıştır. Düşündürücü bir film...

devamı...   

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI

Seslerin varlığımız üzerindeki etkileri nelerdir?

         Renkler ve sesler yaşamlarımızın bir parçasıdır. Nasıl ki yaradılışta birin üçe, üçün bire yansıması olarak üç ayrı unsurun bir arada olma zorunluluğu varsa, varlıksal oluşumumuzda da renkler ve seslerin birlikteliği, katılımı ve temel işlevi vardır.
        
Her sesin bir rengi, her rengin de bir sesi vardır. Ses ve renkler ile farkında olmasak da her an iç içe yaşar ve etkileniriz. Ses ve renklerin yaşam ortamı ile uyumlu titreşim seviyeleri vardır. Alt ve üst kademelerini fazlaca algılayamadığımız gibi uyum da sağlayamayız. Ama bu durumlardan olumlu veya olumsuz evrimsel olarak etkilendiğimiz bir gerçektir. 
        
Evrensel boyutlarda dahi her ses ve renk frekansının karşılığı olan boyutlar ve zamanlar vardır. Renkler ve sesler aynı zamanda kimlik ve kişiliğimizin yansımasıdır...

devamı...   

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI

Sistem nedir, nasıl işler, nerelerde bulunur? 

         Sistem mevcut olanın, görünen ve görünmeyen yüzü ile birlikte âleme yansımasıdır. Kozmik bütünlükleri kapsayan sistemler olduğu gibi, bir bütünlük içinde iç içe olan sistemlerde mevcuttur. Her sistemin kendine özgü bir yapısı, işleyişi ve karakteri vardır. Sistem kendi içinde bir bütündür. Her bir unsur sistem ile uyumlu olarak işlev görür. İlahi ve evrensel yasaların işleyişi her sistemin kendine özgü yapısıyla bağlantılıdır.
        
Sistemimiz içinde birçok yaşamsal farklılıklar olsa da hepsi birlikte sistemin yapısını, işleyişini ve karakterini temsil ederler. Sistemimizin tepe noktasında insan vardır. Beden üstünde bir baş, iki kol ve iki bacak olması sistemin bir icabıdır. İnsanın anatomik yapısı, organların işlevi ve sıralanması yine sistemin işleyişi ile ilgili detaylardır. Atomların yapısından, canlıların yaşamı ve işlevine kadar hepsi sistemin özelliğini meydana getirir...

devamı...   

HAFTANIN SORUSU
OKUYUCU YAZILARI

Gerçek düşünce ile sıradan zihin faaliyeti arasında ne fark vardır? 

         Zihin, beynin yaşamsal faaliyetidir. Zihin çocukluktan başlayarak anlamaya, algılamaya ve öğrenmeye kodlanmıştır. Yaşam süreci içinde algılayıp hazmettiklerini harmanlayarak görüş, kavram ve anlayışını sürekli geliştirir. Günlük sıradan kabul edilen olayları algılarken, aynı zamanda liyakat ve tekâmül ile doğru orantılı olarak bir bilgi depolama işlevini de yürütür.
        
Zihin yaşam sürecinde korunma, barınma ve beslenme faaliyetlerine ait bilgileri canlı tutarken, barındırdığı bilgilerin analizini yaparak, tekâmülü oranında bilgi, bilinç ve farkındalıkla evrensel düşüncenin kıyılarına ulaşmaya başlar.
        
Zihin yaşamın sürekliliği ve günlük faaliyetler için devamlı aktiftir. Faaliyetlerimizin sonucu depoladığımız bilgilerin yaşam sürekliliği içindeki analizi ile başlayan süreç...

devamı...   
Ana Sayfa | Hakkımızda | Ziyaretçi Defteri Bugüne kadar sitemizi 20552196 kişi ziyaret etti, Şu anda 165 kişi sitede.