TENKİT KENDİNE, BİLGİ EHLİNE, SEVGİ SEVENEDİR...

SAYFA 1 SAYFA 2 SAYFA 3 * RUHSAL BİLGİ SİTESİ * DOĞRU YAŞAM BİLGİLERİ *                                 *ARAMADIĞIMIZ  HAZİNEYİ  BULAMAYIZ.* SAYFA 4 SAYFA 5 ARŞİV
Bize Ulaşmak İçin
[email protected]
Yazdırılabilir Versiyon


HAFTANIN KONUSU

 

"Zaman sonrasına hükmetmeye kalkmayınız"

 

 

"Zaman sonrasına hükmetmeye kalkmak" ne demek? Zaman her realitedeki formuyla bizim gerçeği yaşamamız için verilen bir fırsat iken ona hükmetmeye kalkmak bizi çok hırpalayacaktır. Zaman gerçekte O'na giden yoldur, O'dur!

Önce dünya realitesine ait özgür seçim zamanıyla, bizi bir sonraki aşamaya, Düzene hazırlayan zamanı ayırt etmek gerekir. Dünya realitesinin zamanı bizim özgür seçimimize ait zamandır. Ancak bu iki "zaman" birbirinden tamamen bağımsız mıdır? Değildir! Birbirlerini keserler, tamamlarlar, bazen uzak, bazen iç içedirler! Şüphesiz özgür seçim zamanı da bizi bir sonraki aşamaya hazırlayan zamana hazırlamaktadır. Gerçekte dünya devamlı olarak bir sonraki zamana hazırlanma yeridir ve bunun dışında hiçbir şey yoktur.

Biz dünya zamanını planlamaya çalışırken "nasipse" veya "hayırlısıyla" deriz. Bu sözde Büyük İradeyi öne almak, sonucu kabul etmek vardır. Bu teslimiyet varsa bizi bir sonramıza hazırlayan zamanı işletmeye başlarız.

İleriye yönelik hayırlı olduğuna inandığımız isteklerimiz, hedeflerimiz içinde bulunduğumuz realiteye göredir. Hâlbuki üst realiteye hazırlanıyoruz. Öyleyse isteklerimiz, hedeflerimiz Büyük İradenin takdirine göre olur veya olmaz.

Bize düşen içinde olduğumuz zamanı an mertebesinde kazanmaya çalışmaktır.

Burada bizim hayırlı olduğunu düşündüğümüz ileriye yönelik isteklerimizden çok "göze alış, irade, azim, çok çalışma" gibi güçlerimizi kullanmak ve sürdürmekteki kararlılığımız önemlidir. Kararlılık ve zamanı kazanmak için gösterilen gayret Sistemin Yardımı'yla birleştiğinde bizi önceden asla düşünemeyeceğimiz farklı ve muhteşem sonuçlara götürecektir ki asıl istenen, hayırlı olan o durumdur.

Zamanı an mertebesinde kazanmak ve bunu sürdürmek her olay karşısında bilginin hayata geçmesidir. Önce sabahın hayırlı zamanında, tek başımıza olduğumuzda düşünce, zihin olarak günün olaylarına hazırlanmak gerekir. Düşüncelerimiz genelde arı kovanı gibi zihnimizde sonu gelmeyen bir vızıltı içinde, şartlanmışlıklarımız, peşin hükümlerimiz, sevgi ve birlik esasına aykırı duygularımız, isteklerimiz üzerinden ağır bir çöp yığını üretmektedir. Sabahın hayırlı vaktinde, henüz bu zararlı düşünce faaliyetinin ateşlenmediği güzel zamanda, içimizdeki gerçeğe dönerek, bilgiler üzerinde okuma, içe doğanları yazma günün olaylarını doğru karşılamak için hazırlanma ilk adımdır. Ondan sonrası kazandığımız enerjiyi üstümüzde tutma gayretidir. Bu işlem adeta güne başlarken elbisemizi ayakkabımızı giymek gibidir. Pijamayla, yalın ayak sokaklara çıkmıyoruz değil mi? Güne başlarken asıl giyim, gerçeğin, üst bilginin enerji elbisesini giymektir ve bu giyimi bozulmadan, yırtılmadan akşama kadar üzerimizde tutmamız gerekir. İlk günde çok başarılı olmayabiliriz. Ancak kararlılıkla her gün yeniden başlamayı sürdürürsek kazanacağımız büyük bir güç vardır. Ve işte o takdirde zamanı an değeri üzerinden kazanmaya, sınavları başarı ile atlatmaya başlarız. Biz zamana hükmetmeye kalkışan değil, zamanın hükmünün bizim üzerimizde nasıl işlediğini anlayan oluruz. Yükselişin bir seviyesinden sonra yasa ile yasa olan, zamanla zaman olur. Bunu konuşmak için henüz çok erkendir.

Güney Haştemoğlu  25.8.2018  *ruhsalboyut.com*

 

<< geri 
Ana Sayfa | Hakkımızda | Ziyaretçi Defteri Bugüne kadar sitemizi 20674058 kişi ziyaret etti, Şu anda 86 kişi sitede.