TENKİT KENDİNE, BİLGİ EHLİNE, SEVGİ SEVENEDİR...

SAYFA 1 SAYFA 2 SAYFA 3 * RUHSAL BİLGİ SİTESİ * DOĞRU YAŞAM BİLGİLERİ *                                 *ARAMADIĞIMIZ  HAZİNEYİ  BULAMAYIZ.* SAYFA 4 SAYFA 5 ARŞİV
Bize Ulaşmak İçin
[email protected]
Yazdırılabilir Versiyon


HAFTANIN KONUSU

 

 

Yedi ses, yedi renk, yedi güç, yedi zamanda yedi nefes,

yedi görevle var oluş yolculuğu

 

 

Bilmemiz gereken üst gerçekle uyumlu bir işi, bir görevi, bir hayrı başarmak asla tek başına mümkün değil. Birbirini kabul etmeyenler beraber olsalar da bunu başaramazlar. Birlik muktedir olmanın, yapabilmenin gücüdür. Bu güç şuur görevimizde olduğu kadar, özel yaşamımızda da bizi muktedir kılar. Birlikte herkesin yeri, fonksiyonu ve dolayısıyla gücü katkısı farklıdır. (Bir yemekte tuz yağın yerini alamaz, yağ tuzun yerini alamaz, ama hepsi önemlidir.)  Birlikteki yerini bulamayan veya bulunduğu yeri beğenmeyen birliğe katılamaz.

Birlik için önce birbirine güven duymak, güven duyurmak gerekir. Birbirine inanmamak gerçeği görmeyi engeller. Çünkü gerçek birlikle görülmeye başlar.

Kabul ve güven iki yönlü işler. Bir yönü ile O'na bağlanır, bir yönü ile birlikte olunan kişilere. Kişilerle birlik yoksa O'nunla da birlik yoktur.

Kabul ve güven O'na bağlar, çünkü kabul ve güven bilgiyi, esasları kabul etmek ve inanmaktır. Bizim O'na bağımız ancak bu yolla kurulur. Bilgiyi ve esasları kabul onları eyleme geçirmektir ve eylemin yarattığı enerji, güç kişilere güven verir, kişilerle birliği sağlar. Böylece çember kuruluyor: O', insan, diğer insanlar ve yaratılmış olan her şey ve birlik! Birlik bizim ikinci beynimizdir. Birlik gözü, birlik kulağı, birlik sesi, birlik olmadıkça kapalıdır. Gerçeği görecek göz, duyacak kulak, iş yapacak beden ikinci beynimize bağlıdır. Hayır ikinci beynin göreceği ve yapacağıdır. Asıl görev o zaman başlıyor. Birlik halindeki kişiler o zaman birlikteki ortak gücü kullanmaya başlıyor. Bir nevi asıl bitkinin tohumlarına dönüşüyor ve her biri yeniden tohum verecek bir bitkiye dönüşüyor. Beyaz olmak budur. Bu defa üçüncü beyinle bağ kuruluyor ve birlik sonrası görev başlıyor. Bir üçüncü göz, üçüncü kulak, üçüncü güç konusu ortaya çıkıyor. Yedi ses, yedi renk, yedi güç, yedi zamanda yedi nefes, yedi görevle var oluş yolculuğu!

Biz şimdi gözümüzün görmediği, kulağımızın duymadığı, gücümüzün yetmediği bir birlik ve sevgi gerçeğini konuşuyoruz ve anlamaya çalışıyoruz. Görmedikçe, duymadıkça, gücümüz yetmedikçe o gerçekleri ne kadar konuşsak anlamayacağız. Bilgiyi gücümüzün yettiği noktadan kullanmaya başlarsak birliğe ve sevgiye doğru adım atacağız. Güç adım atmaktadır. Güç hem yapmakla, hem görmek ve duymakla ilgilidir. Eylem elektrik düğmesini çevirip gerçeği görmek ve yaşamaktır.

Birinci beynin görme, duyma, muktedir olma ve bu imkânlarla görev yapma zamanı bitmiştir. Yeni zaman ikinci beynin zamanıdır.

Güney Haştemoğlu 26.6.2018  *ruhsalboyut.com*

 

<< geri 
Ana Sayfa | Hakkımızda | Ziyaretçi Defteri Bugüne kadar sitemizi 20124560 kişi ziyaret etti, Şu anda 35 kişi sitede.