TENKİT KENDİNE, BİLGİ EHLİNE, SEVGİ SEVENEDİR...

SAYFA 1 SAYFA 2 SAYFA 3 * RUHSAL BİLGİ SİTESİ * DOĞRU YAŞAM BİLGİLERİ *                                 *ARAMADIĞIMIZ  HAZİNEYİ  BULAMAYIZ.* SAYFA 4 SAYFA 5 ARŞİV
Bize Ulaşmak İçin
[email protected]
Yazdırılabilir Versiyon

 

 

Özgüven


 

Özgüven, kişinin kendini olduğu haliyle kabul etmesidir. Özgüvenli kişi kendini ve etrafındakileri sever, onların sevinçlerinden kendine pay çıkarır, yaşamadaki güzellikleri sevinçleri görür, zorlukları katlanılabilir bulur, fiziksel ve duygusal travmalarda kendini kontrol edebilir.

Hiçbir değer çaba harcamadan kolayca elde edilmez. Kişi insani değerlerini geliştirmeden özgüven kazanamaz. Dürüst olmayanlar, yalan söyleyenler her zaman tedirgin ve korkarak yaşarlar. Böylelerin özgüvenleri, özsaygıları yoktur, onlar güvenilmez ve istenmeyen kişilerdir. Anadolu'da, yalan söyleyenin üzerine şeytanın pis kokulu bitli yorganını örttüğü ve yalancının o yorganını altından çıkamayacağı yani bundan böyle hep yalan söyleyeceği anlatılır. Zaten bir kere yalan söylendi mi, o yalanın ortaya çıkmaması için birçok yalan daha söylenir. Böylece bir kıskaca girilir ve özgüven yerlerdedir.

İnsan denen sistem çok ince bir ayar üzerine kurulmuştur. Özgüven istenen olması gereken bir şeydir de belli bir sınırı aştığında paranoya başlar. Kişi kendini olmadığı kadar önemli görür. Teşebbüs ettiği her işte abartılı başarılara imza atacağını zanneder. Bunlar gerçekleşmediğinde başkalarını suçlar. Başarısızlığına akıldışı tutarsız deliller öne sürüp inandırıcı olduğunu düşünür. Herkesten anlamsızca şüphe eder.

Normal bir kişi toplum içindeki yerini tam olarak görebilir, aklının mertebesini, çalışmalarının kalitesini ölçebilir. Bu nedenle özgüven bir başkasının övgüleriyle yükselmez. Veya "Ben çok iyiyim, başarılıyım" gibi tekrarlarla özgüven gelişmez. Özgüven, bireyin kendi davranışlarının sorumluluğuna sahip çıkması, sonuçlarına katlanmasıdır. Bu sonuçlar, yeni bakış açılarına, yeni farkındalıklara, daha üst bilginin ince bilgilerine ulaştırır.

Özgüven kazanmak için eylemlerimizi başkalarının beğenmesi iyidir hatta beklediğimizdir ama pek de gerekli değildir.

Kendimiz beğeniyor muyuz?

Çalışmamız bize keyif verip memnun ediyor mu?

Amacımıza doğru yol alıyor muyuz?

Daha önce göremediklerimizi görüyor muyuz?

Hissedişlerimizde gelişme var mı?

Bunlara evet diyebiliyorsak özgüvenimiz iyidir.

Bu bağlamda pek çok sanatçının, ressamın, müzisyenin eserleri onlar yaşarken hiç ilgi görmemiş, beğenilmemişler. Son günlerini parasız ve sefil bir halde geçiren Paul Gaugin'in tabloları bugün milyon dolarlara alıcı buluyor ve daha niceleri... Çünkü onlar yaşadıkları zamanın ilerisindeydiler.

Aslında tüm çalışmaların amacı, sonunda kendini keşfetmektir. Kendini keşfeden bulunduğu boyutta beklenen bilince ulaşandır. Bu bilince ulaşanın özgüveni tamdır.

Günal Gölhan  30.6.2014  *ruhsalboyut.com*

 

<< geri 
Ana Sayfa | Hakkımızda | Ziyaretçi Defteri Bugüne kadar sitemizi 20377024 kişi ziyaret etti, Şu anda 38 kişi sitede.